20 Kasım 2018
  • İstanbul13°C
  • Ankara17°C

MAHMUT CEVHER...“YALNIZ HAYALLER KALDI İLE İRAN AMBARGOSUNU DELDİM!”

Türk sinemasının efsane ismi Mahmut Cevher’le magazinkolik.com için Özlem Cinic konuştu...

Mahmut Cevher...“YALNIZ HAYALLER KALDI  İLE İRAN AMBARGOSUNU DELDİM!”

21 Temmuz 2018 Cumartesi 16:30

Röportaj; Özlem CİNİC

Türk sinemasının en önemli isimlerinden biri, hem sempatik hem yakışıklı.  Lakin ilk görünüşü insanlara sert gelse de biraz sohbet ettiğinizde hemen yanıldığınızı anlıyorsunuz.

Mütevazi tutumu, muzip gülümseyişi ve sevimli tavırlarıyla adete Türk sinemasının efsane ismi Mahmut Cevher’in etkisine giriyorsunuz.

Kendisi röportaj vermeyi sevmediğini kimi zaman “Gurbet Kadını” dizisinin Reşo Ağası, kimi zaman “Kurtuluş” dizisinin Fevzi Çakmak Paşası olan usta oyuncuyla keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

-“Mahmut bey, sinemaya uyarlamayı düşündüğünüz “Ve Benim Adım İnsandır” hikayesini konuşmadan evvel biraz sizinle eski günleri yad etmek istiyorum. Sinema hayatınıza nasıl girdi?”

-“ Okumayı fazla sevmiyordum. 18 yaşındayken okulu terkedip Avrupa’ya gittim. Avrupa’da Pratik denizcilik Okulunu bitirdim.

Yıllarca gemi adamı olarak çalıştım, aynı dalgaların sürüklenmesi gibi kendimi sinema dünyasında buldum.”

mahmutcevher_ozlemcinic.jpg

- “Sinemaya geçmeden çok merak ettiğim bir soru var, denizciler çapkın olur her limanda sevgilisi olur derler, doğru mudur?”

-“ Denizde çapkınlık yapacak bir yer mi var. Aylarca denizde kalabiliyorsunuz. Tabii uğradınız limanlarda bir şeyler yaşanılabiliyor.”

-“ O zaman gelelim sinemaya, hayatınızın akışını değiştiren neydi?”

-“ Hala anlattıkça heyecanlanıyorum. 1976’da Ses Dergisi’nin açtığı bir yarışma ile sektöre girdim. Düşünün 3.000 kişi arasından birinci seçilmek ve Yeşilçam’a girmek önemli. Bir de o dönemlerde sinemaya olan ilgi çok fazlaydı.”

-“Hangi filmle şöhreti yakaladınız.”

-“ Senaryosu Suphi Tekniker, Orhan Aksoy ve Sadık Şendil, yapımcılığı Ertem Eğilmez ve Nahit Ataman, yönetmenliği Orhan Aksoy’a ait olan “Aile Şerefi” filmi ile hayatım değişti.

Filmde rahmetli Münir Özkul, Adile Naşit, Ayşen Gruda, Itır Esen, Şevket Altuğ gibi birbirinden değerli arkadaşlarla çalışmak çok keyifliydi ve gerçekten hayatımın dönüm noktası olan bir film oldu.

Ardından süreç lehime işledi unutulmaz Yeşilçam filmlerinde oynadım, bunu televizyon dizileri takip etti.”

-“Arkasından otuz adet sinema filmi ve dizilerde oynadınız. Böylesine beğeni toplayan filmlerin sizce başarısı neydi?”

-“Senaryodaki karakteri öncelikle inceler araştırır üzerinde düşünüp hazırlanırdım. Disiplinli olmamın başarıda çok önemli bir yeri var.”

-“Yeşilçam döneminde birçok oyuncu yetişti ve günümüzde filmleri hâlâ izleniyor. Şimdi neden Yeşilçam’daki gibi oyuncular yetişmiyor?”

-“ 1970’li yıllar televizyon ve internetin olmadığı dönemlerde Ses ve Hayat dergileri başta olmak üzere birçok dergi ve gazeteler yarışmalar düzenlerdi.

Bunun nedeni sinemaya değişik yüzler kazandırmaktı. Dönemim film şirketleri ve ünlü kişilerin jürilik yaptığı yarışmalarda ince eleyip sık dokunarak jönler, yeni yıldızlar seçiliyordu.

Bunun için sadece tek başına güzellik ve yakışıklılık yetmiyordu. Yanında ciddi bir bilgi birikimi ve donanım isteniliyordu.

Tabii böyle olunca da başarı kendiliğinden geliyordu. Şimdiki zaman baktığımızda yapımcıların sadece ticari kaygı taşıdığını görüyorum.

Bu yüzdende esas başarı ele alınmıyor. Sonucunda birbirinden yakışıklı, güzel oyuncaların birden parlayıp çok kısa zamanda da söndüğünü görüyoruz. Bu benim gerçekten çok üzüyor.”

-“Bir dönem sinemaya ara verdiniz, dizilerde oynadınız Gurbet Kadını dizisinde efsane bir rolünüz vardı. Uzun yıllarda Çiçek Takside yer aldınız. Süreci anlatabilir misiniz?”

-“ Farklı bir dönemdi, 5 film yaptıktan sonra seks filmleri furyası başladı ve piyasadan çekildim. O dönem yurtdışında Danimarka’da denizcilik yapıyordum.

Ardından diziler yapılmaya başlandı. Bana da güzel teklifler geldi. İçlerinden en çok keyif aldığım “Gurbet Kadını” dizisiydi. Halk orada beni Reşo Ağa karakteriyle sevdi.

Ayrıca TRT’deki  6 bölümlük “Kurtuluş” dizisinde Fevzi Çakmak’ı çok severek oynadım.”

-“Yalnız Hayaller Kaldı” filminizden bahsedelim mi? Film istenilen başarıyı sizce niye gösterdi mi?”

“SEYİRİCİYİ KOMİKLİĞE ALIŞTIRDILAR”

-“İstediğim başarıyı gösteremedi. Tabii bunun birçok nedenleri var. Filmimizi oynatacak salonlar bize kucak açsaydı başarısı büyük olurdu.

Bu filmin kurgusunu, afişini yaptım, yazdım ve oynadım Cevher Film Şirketi olarak  bu filmimizde Mahmut Cevher, Perihan Savaş, Ecem Baltacı, Açelya Elmas, Atılay Uluışık, Alican Ayas, Dilruba Balbunar, Murat Yılancı ve Yeliz Bozkurt Üstündağ'ın rol aldığı bir filmdi.

Yeşilçam adında bir hikaye. Kadınlarımızın yaşadığı zorlukları anlatan, onların hayatlarına dokunan bunun yanında diğer hayati bir önem kazanan organ bağışını anlatan gerçek bir hayat öyküsüydü.

Ve yapılan 400 filmin içinden tek dram olan film bizimkiydi. Seyirciyi komedi diye komikliğe alıştırdılar.

-“Film yapmak gerçekten çok emek ve bütçe istiyor. Bunu nasıl başardınız?”

“ALLAH’A ŞÜKÜR KİMSEDEN 1 LİRA ALMADIM,1 LİRA DA BORCUM YOK”

-“Güzel bir konuya değindiniz. Bu konuda iki kez Kültür bakanlığına başvurduk ama olumlu bir sonuç alamadık. Günümüzde komedi filmlerinin daha çok izlendiğini görüyoruz.

Halbuki toplumsal olaylara parmak basan konular her zaman halka bir şeyler verir. Kısacası harcanan tüm para cebimizden çıktı.

Allah şükür kimseden bir lira almadım, çalışan kesime bir lira borcum yok.”

“-Görünüşte biraz sert yapınız var, sizinle çalışmak nasıldır?”

-“Prensipli biriyimdir. Benden çekindikleri doğru. Motor ve stop diyene kadar Mahmut ağabey, Mahmut beyim. Diğer zamanlarda kimsenin işine karışmam.

Ama öncelikle ekmek paramız olan işe herkesin saygı göstermesi gerekir. Her türlü yardımı yaparım ama kaytaran adamı sevmem.

Ben jönüm diye kimseye elbisemi, çantamı taşıttırmam, yemeği masama getirtmem,  herkese yardım etmeye çalışırım.

-“Günümüz oyunculardan beğendiğiniz var mı?”

-“Maalesef Türkiye’de star yok. Sen star bir oyuncu isen star olmanın gerekliliğini yapmak zorundasın. Star olan oyuncu riske girip senede 4 filmde oynaması gerekir.

Bir röportajda benim için dediler ki Mahmut Cevher’in en büyük şansızlığı Türkiye’de doğması şayet Amerika’da doğsa Marlon Brando gibi dört oyuncudan biri olurdu dediler ”

-“Ve,  Benim Adım İnsandır projenizden bahsedelim mi?”

 “40 yıl sonra İran Sineması bir Türk Filmi alıyor”

-“ Bu hikaye benim için çok özel ve sinemaya uyarlayacağım. Bu filmle sadece Türkiye’de değil Tüm dünyaya açılmayı düşünüyorum.

Titiz, prensipli çalışmayla önemli isimlerden meydana gelen oyuncu kadrosu ve inanılmaz sürükleyici hikayesiyle bu film oldukça yankı uyandıracak.

Bu filmde  İranlı yönetmen Shahrokh Bahrololumi ile çalışacağım”.

-“Bu filmde rol alacak mısınız?”

Hayır. Bu filmde oyunda süpervizorluk yapacağım. Her şeyde kontrol sahibi olacağım. Oyuncu koçluğunun yanı sıra projenin her aşamasında yer almak istiyorum.

Bu keyifli röportaj için teşekkür ederekTürk sinemasının duayen ismi Mahmut Cevher’in yanından tarifsiz bir lezzetle ayrıldık.

İŞTE MAHMUT CEVHER'İN HAYATINDAN KESİTLER

 

 

 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.